Düşüncelerim

Atatürk Dinsiz Değildi!

”Din, bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanın emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünce ve tefekküre karşı değiliz. Biz sadece din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyoruz, kasde ve fiile dayanan bağnaz hareketlerden sakınıyoruz. Gericilere fırsat vermeyeceğiz.”

Evet konu başlığında dediğim gibi ATATÜRK DİNSİZ değildi. Cumhuriyetin kurucusu ulu önder Mustafa Kemal Atatürk zor bir dönemde şimdiki Türkiye’nin temellerini atmış büyük bir liderdi. Yarı Avrupa, Yarı Asya topraklarından bir ülkeyiz ama dünyanın bir çok ülkesi Orta doğu ülkelerinde farkımız olmadığını söylüyor. Bunda da haklılar bence. Her neyse dünyanın en büyük savunma gücüne sahip ülkeler bile Atatürk’ün gücünü kabullenmişken kendi içimizde Atatürk’ü aşağılama, yerme politikasına destek veren cahiller var.

”Atatürk dinsizdi.”, ”Atatürk masondu.” Bu ifadeler tamamıyla zıt düşüncelere sahip insanlar tarafından uydurulmuş palavralardan ibarettir. 21. yüzyılda yaşan biri olarak her imkana her kaynağa sonsuzca ulaşabilme imkanımız var neredeyse. Ben de bu nimetlerden faydalanarak ilk okulda gördüğümüz Atatürk’ün hayat hikayesinden beri araştırıyorum. Gururla söylüyorum ki. Cumhuriyet çocuğuyum ve Atatürk’ün askeriyim. İyice araştırdım, iyice dinledim, iyice okudum. Atatürk’ün dinsiz olmadığını ve İslam dinine destek verdiğini sonuna kadar destekliyorum. Tamamıyla Atatürk karşı mihrapların oyunlarına kapılmış cahil sürülerinin kendi menfaatleri için kullandıkları İslam dininin Atatürk’ün karşı gelmesinden kaynaklanıyor bu sorun. Neden mi? Atatürk yıllar önce savaşlar yüzünden garip düşmüş bir ülkeyi yeniden diriltmek için elinden gelen çabayı verirken bu mihraplar cahil halkın üstünden din üzerinden prim yaparak servet üstüne servet katma çabaları yüzünden. O zamanlar %75 Müslüman olan bir ülkeyiz. Atatürk hep birlikte bir olmanın mücadelesini veriyordu. Bir İslam devletinden insanları kandırmanın en kolay yolu tabi ki yine dindir. Hele ki eğitim seviyesinin %80 gerilerde olduğu bir dönemde.

İnsanlar din üstünden prim yapan din alimi diye tabir edilen kalpazanlara kapılmış ne deseler onları savunmuşlar. O dönemlerde İslam ülkesi olan ülkemizde Kuran-ı Kerim’i okumayı bilen çok kişi yoktu ve sahte din adamlarının söylediklerini savunarak ülkeyi geleceğin kaosuna sürüklemişler. Cahil halkın bir önce gerekli eğitim seviyesine gelmesi için yeni okullar açmış sahte din adamlarını ülkeden postalamıştır. Bunu kabullenemeyen zihniyetler Atatürk dinsizdir diye hep bir ağızdan bilinçsizce bağırmaya başlamışlar. Halbuki Atatürk ailesinden ve okuduğu okuldan iyi bir din eğitimi almıştı. Camilerde hutbe okumaktaydı, Hz. Muhammed S.A.V efendimizi insanların daha iyi tanıyabilmesi için Türkçe kitaplar yayınlamıştır, okullarda din eğitimleri verilmesi için önemli kararlar vermiş aynı zamanda savaşlar öncesi ve sonrası mevlütler okutmuştur. Atatürk din karşıtı değil; cehalet, bid’atlar, hurafeler ve din istismarcılarının karşısındaydı. Bu insanların sayısı bir hayli fazla olduğu içindir ki hala ”Atatürk dinsizdir” saçmalığını duyuyoruz. O, Kur’an’ın özüne uygun Hz. Peygamber zamanındaki gerçek İslamiyet’in yanındaydı. Dini ve gerçek din bilginlerini övmüştür. Allah’ın adıyla başladığı işlerini her yerde görmekte mümkündür. Bu kadar yazdım ama yine de her ne olursa olsun Atatürk Türkiye Cumhuriyetinin kurucusudur. İslam dinene karşı olsa dahi kurduğu ülkede onun hakkıyla yaşadığımızı inkar edemeyiz. Farklı bir dine sahip olsa bile hiçbir zaman o farklı bilmediğimizi dinini bize empoze etmeye çalışmamıştır. Ben elhamdülillah Müslümanım; benim dinin, dilim, inancım, ırkım belli. Atatürk mason olsa dahi ben yine söylüyorum ki Cumhuriyetçi Atatürk genciyim. Benden din kalpazanları’na, din üzerinden prim yapanlara karşıyım. O zaman söyleyin ki Uğur Dinsiz! Atatürk üzerinden yaptığınız prim kadar etmesem de din kalpazanları işine yarar belki. Hadi sağlıcakla kalın aşağıda verdiklerimi de bakın biraz düşün.

 

Atatürk’ün Din İle İlgili Söylediği Sözleri

Ey millet, Allah birdir, şanı büyüktür. Allah’ın selameti, sevgisi üzerinize olsun.Peygamberimiz Efendimiz Hazretleri Allah tarafından insanlara dini gerçekleri duyurmaya memur ve elçi seçilmiştir. Bunun temel esası, hepimizce bilinmektedir ki, Yüce Kuran’daki anlamı açık olan ayetlerdir. İnsanlara feyz ruhu vermiş olan dinimiz son dindir. En mükemmel dindir. Çünkü dinimiz akla, mantığa, gerçeğe tamamen uyuyor ve uygun düşüyor.” (Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, cilt 2, S.93)

Büyük Önder, 1926 yılında ise Ali Rıza Ünal isimli yakınına, Hz. Muhammed hakkında şunları söylemiştir: “O Allah’ın birinci ve en büyük kuludur. Onun izinde bugün milyonlarca insan yürüyor. Herkesin adı silinir fakat O sonsuza kadar ölümsüzdür.” (Prof. Dr. Utkan Kocatürk, Atatürk’ün Fikir ve Düşünceleri, sf.135)

Benzeri şekilde, Atatürk, Türk milletinin dindar olması ve dini değerlerini muhafaza etmesi gereğini “Türk milleti daha dindar olmalıdır, yani bütün sadeliğiyle dindar olmalıdır demek istiyorum. Dinime bizzat gerçeğe nasıl inanıyorsam, ona da öyle inanıyorum. Bilince ters, ilerlemeye engel hiçbir şey içermiyor” sözleriyle teşvik etmiştir. ( Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, cilt 3, S. 30 )

Aşağıdaki sözler de ona aittir:  

“Milletimiz, din ve dil gibi kuvvetli iki fazilete sahiptir. Bu faziletleri hiçbir kuvvet milletimizin kalp ve vicdanından çekip alamamıştır ve alamaz.” (Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, cilt 2, sf. 66)

“Büyük bir inkılap yaratan Hazreti Muhammed’e karşı beslenilen sevgi, ancak onun ortaya koyduğu fikirleri, esasları korumakla tecelli edebilir.” (Şemsettin Günaltay, Ülkü Dergisi, sayı 100, sf.4)

“Camilerin mukaddes minberleri halkın ruhi, ahlaki gıdalarına en yüksek, en verimli kaynaklardır. Minberlerden halkın anlayabileceği dille ruh ve beyne hitap edilmekle müslümanların vücudu canlanır, beyni temizlenir, imanı kuvvetlenir, kalbi cesaret bulur.” (Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, cilt 1, sf. 225)

Atatürk’ün dindar kişiliğini gösteren sözlerinden en anlamlı olanı ise, kuşkusuz vefat etmeden önceki son sözleridir. Başbakan kanalıyla tüm dünyaya açıkladığı ve Türk milletine manevi bir vasiyet niteliği taşıyan bu son sözlerinde Atatürk şunları söylemiştir:

Bütün dünyanın müslümanları Allah’ın son peygamberi Hz. Muhammed’in gösterdiği yolu takip etmeli ve verdiği talimatları tam olarak tatbik etmeli. Tüm müslümanlar Muhammed’i örnek almalı ve kendisi gibi hareket etmeli; İslamiyet’in hükümlerini olduğu gibi yerine getirmeli. Zira ancak bu şekilde insanlar kurtulabilir ve kalkınabilirler. (Nedim Senbai, Atatürk, A.Ü. Dil, Tarih, Coğrafya Yay., sf. 102, 1979)

 

Atatürk'ün kendi el yazısıyla, "Din, milliyetin bir parçasıdır! Ancak taassubun (bağnazlığın) milletleri ümmet haline düşüreceğini unutmamalıdır!” notu.

Atatürk’ün kendi el yazısıyla, “Din, milliyetin bir parçasıdır! Ancak taassubun (bağnazlığın) milletleri ümmet haline düşüreceğini unutmamalıdır!” notu.

Bir lider düşünün hem "dinsiz" hem de kitap hediye ederken Kuran da hediye ediyor! Tabi burada Atatürk'e "dinsiz" diyenlere hayatlarında kaç kere birine veya bir kuruma Kuran hediye ettiklerini sormek gerekir!

Bir lider düşünün hem “dinsiz” hem de kitap hediye ederken Kuran da hediye ediyor! Tabi burada Atatürk’e “dinsiz” diyenlere hayatlarında kaç kere birine veya bir kuruma Kuran hediye ettiklerini sormek gerekir!

 

Cemil Sait Bey'in tercümesi olan bu KURAN, 1932'de Atatürk tarafından Hafız Yaşar Okur'a ithaf edilerek imzalanıp hediye edilmiştir.

Cemil Sait Bey’in tercümesi olan bu KURAN, 1932’de Atatürk tarafından Hafız Yaşar Okur’a ithaf edilerek imzalanıp hediye edilmiştir.

Atatürk'ün Abdülbaki Gölpınarlı'ya hazırlatıp KÖY İLKOKULLARINDA okuttuğu "Cumhuriyet Çocuğunun Din Dersleri" adlı kitabın kapağı. (1930-1931).

Atatürk’ün Abdülbaki Gölpınarlı’ya hazırlatıp KÖY İLKOKULLARINDA okuttuğu “Cumhuriyet Çocuğunun Din Dersleri” adlı kitabın kapağı. (1930-1931).

Atatürk'ün ÖZEL HAFIZI, Hafız YAŞAR OKUR

Atatürk’ün ÖZEL HAFIZI, Hafız YAŞAR OKUR

Hafız Yaşar Okur, Atatürk'ün emriyle 1932 yılında Çanakkale şehtilerine HATİM okumuştur. İşte Hafız Yaşar Okur'un "Atatürk'le On Beş Yıl Dini Hatırlar" adlı kitabında bu dini töreni gösteren fotoğraflardan biri. Fotoğraf dikkatle incelenecek olursa hatim okuyan hocaların geleneksel dini giysileriyle (başlarda sarık) olduğu görülecektir.Yani bazı din bezirganlarının dediği gibi hocalar giyim kuşam konusunda zorlanmamıştır. Hatimi izleyen halk kılık kıyafet devrimi çerçevesinde şapkalı, hocalar ise sarıklıdır.

Hafız Yaşar Okur, Atatürk’ün emriyle 1932 yılında Çanakkale şehtilerine HATİM okumuştur. İşte Hafız Yaşar Okur’un “Atatürk’le On Beş Yıl Dini Hatırlar” adlı kitabında bu dini töreni gösteren fotoğraflardan biri. Fotoğraf dikkatle incelenecek olursa hatim okuyan hocaların geleneksel dini giysileriyle (başlarda sarık) olduğu görülecektir.Yani bazı din bezirganlarının dediği gibi hocalar giyim kuşam konusunda zorlanmamıştır. Hatimi izleyen halk kılık kıyafet devrimi çerçevesinde şapkalı, hocalar ise sarıklıdır.

Atatürk TBMM'nin açılış töreninde dua ederken

Atatürk TBMM’nin açılış töreninde dua ederken

Atatürk Edirme Selimiye Camii'ni gezerken (25 Aralık 1930) Caminin giriş kapısının üstündeki kitabeyi inceleyen Atatürk, orada yazılı olan AYETİ okumuş ve caminin imamı Fereli Ahmet Efendi’ye bu ayetin anlamını sormuştur. Daha sonra da camiye girerek incelemelerde bulunmuş ve bazı açıklamalar yapmıştır: Atatürk, caminin içinde minberle avize arasında durmuş ve, “Beyler, hiçbir dine bağlı olmayan kalp istirahattan mahrumdur” diye söze başladıktan sonra şunları söylemiştir: “Bakınız, ecdadımız İstanbul’un fethinden tam 125 sene sonra bu şaheser camiyi İstanbul’da değil de Edirne’de yapmış, böylece Edirne’ye mührünü basmış, tapulamıştır. Dahi Mimar Sinan sanat ve din aşkıyla bu eseri bina etmiştir.” Daha sonra avizenin üzerinde yarım kubbede yer alan Arapça yazıyı okuyan Atatürk, Müftü’ye dönerek “Hocam, bu ayet Tövbe Suresi’nin 18. Ayeti değil mi?” diye sormuş, Müftü, “Evet Paşa Hazretleri” cevabını vermiştir. Atatürk, tekrar Müftü’ye dönerek, “Bana bu ayetin manasını söyleyebilir misiniz?” diye sormuştur. Müftü de, “Bildiğim kadarıyla bu ayette ‘Allah’ın, mescitlerini, camilerini yapan ve imar edenler Allah’a ve ahiret gününe iman edip, namazlarını kılan, zekatlarını veren ve ancak Allah’tan korkanlardır. Onlar doğru yoldadır’ demektedir.” demiştir.

Atatürk Edirme Selimiye Camii’ni gezerken (25 Aralık 1930)
Caminin giriş kapısının üstündeki kitabeyi inceleyen Atatürk, orada yazılı olan AYETİ okumuş ve caminin imamı Fereli Ahmet Efendi’ye bu ayetin anlamını sormuştur. Daha sonra da camiye girerek incelemelerde bulunmuş ve bazı açıklamalar yapmıştır:
Atatürk, caminin içinde minberle avize arasında durmuş ve, “Beyler, hiçbir dine bağlı olmayan kalp istirahattan mahrumdur” diye söze başladıktan sonra şunları söylemiştir:
“Bakınız, ecdadımız İstanbul’un fethinden tam 125 sene sonra bu şaheser camiyi İstanbul’da değil de Edirne’de yapmış, böylece Edirne’ye mührünü basmış, tapulamıştır. Dahi Mimar Sinan sanat ve din aşkıyla bu eseri bina etmiştir.” Daha sonra avizenin üzerinde yarım kubbede yer alan Arapça yazıyı okuyan Atatürk, Müftü’ye dönerek “Hocam, bu ayet Tövbe Suresi’nin 18. Ayeti değil mi?” diye sormuş, Müftü, “Evet Paşa Hazretleri” cevabını vermiştir. Atatürk, tekrar Müftü’ye dönerek, “Bana bu ayetin manasını söyleyebilir misiniz?” diye sormuştur. Müftü de, “Bildiğim kadarıyla bu ayette ‘Allah’ın, mescitlerini, camilerini yapan ve imar edenler Allah’a ve ahiret gününe iman edip, namazlarını kılan, zekatlarını veren ve ancak Allah’tan korkanlardır. Onlar doğru yoldadır’ demektedir.” demiştir.

Article written by Ugur

Fenerbahçeli, İnternet Reklamcısı, Anarşist bir yapıya sahip. Atatürkçü düşünen. Sosyalist. Falan Filan..

This Post Has 12 Comments

  1. Mehmet

    Bir insana dinsiz demek çok risklidir. Eğer dinsiz denilen kişi öyle değilse bu hakareti yapan kişi dinden çıkar. Ayrıca Atatürk’ün dinsiz olmadığına dair sizin yayınladığınız ve burada yer almayan pek çok belge mevcuttur.

  2. Sohbet

    Hic bilmiyolarki bir müslümana dinsiz demek cok günah. Kafire bile sen busun demek bizim dinimiz onaylamıyor. Atamızı kötülemek amacları

  3. Mehmet Derem

    atatürk tabiki dinsiz değildi herkesin agzı var boş laf yapar yazık ya

  4. natur

    Atatürk başımızın tacı evimizin direğidir
    evimin başköşesinde resmi asılıdır
    bizim sevgimizde bir başkadır.

  5. Meltem

    gerçekten çok güzel bir yazı olmuş atamıza dinsizdir diyenlere gelsin bu konu..

  6. Dosyacı

    Katılıyorum kardeşim sana eline sağlık bir çok kişinin söyleyemediklerini söylemişsin.

  7. Burak

    Maalesef okumak yerine kahvelerde parklarda duyduklarımızı gerçek sanıp araştırma yoluna gitmeyen bir toplum olduğumuz için bir şeyi anında insanın üstüne yapıştırıyoruz. Atatürk’ün ölümünden sonra kapatılan camileri bile Atatürk’ün yaptığını savunabilen insanlarımız mevcut.

  8. Mümin

    Ağzı olan konuşuyor, bunu bir takım araştırmayan sağdan soldan duyan söyler. Gazi Mustafa Kemal Atatürk elbette dinsiz değildi.

  9. Ayşe

    Bir insanı bu dini bütün veya bu dinsiz diye nasıl yargılıyorsunuz. Haşa huzurdan siz Allah mısınız? Kaldı ki Atatürk’ün yaptıklarına nasıl baktığınıza bağlı. Aaa olur mu canım Atatürk hocaların başını vurdurdu, hapse attırdı diyenlere ilk sorulacak şey bugün hükumet neden cemaatin üstüne gidiyor? Onlarda Allah diyor.

  10. Bayram

    Yazınız çok iyi çok anlaşılır ve gayet net olmuş. Atatürk dinsizdi diyenlere özellikle iyi bir ders verecek nitelikte. Teşekkürler..

Bir Cevap Yazın